Çocukluk Çağı Obezitesi

Obezite genel olarak, yağlı vücut kitlesinin yağsız vücut kitlesine oranla artması olarak ifade edilebilir. Obezite problemi yetişkinlerde görülebildiği gibi çocukluk dönemlerinde de sıklıkla rastlanan bir durumdur. Bu hastalığa Çocukluk Çağı Obezitesi adı verilmektedir.

Çocukluk Çağı Obezitesinin belirtilerini anlamak çok da zor değildir. Hızla artan kilo, vücuttaki yağ oranında sürekli artış gibi belirtiler gözle görülebilen belirtiler olarak ifade edilebilir. Ayrıca Çocukluk Çağı Obezitesinin belirtileri arasında çocuğun yemek yeme isteğinin giderek artması, yemek verilmediği zaman çocuklarda görülen aşırı huysuzluk ve sinir gibi çeşitli belirtiler de mevcuttur.

Çocukluk Çağı Obezitesinin genel nedeni olarak özellikle fast food beslenme gösterilmektedir. Çocukların dengeli ve düzenli beslenmemesi sonucu vücuttaki yağ oranında dengesiz bir artış gözlenmektedir. Bunun sonucu olarak da Çocukluk Çağı Obezitesi görülmektedir.

Yetersiz fiziksel aktiviteler, hareketsiz bir yaşam tarzı ve düzensiz beslenme sonucu çocuklarda Çocukluk Çağı Obezitesi görülme riski oldukça artmaktadır. Özellikle 5-7 yaş aralığındaki çocukların sağlıklı beslenmesi ve çeşitli aktivitelerde yer alarak hareketli bir yaşam sürmeleri gerekmektedir.

Obezite, zamanında tedbir alınmadığı takdirde zamanla daha farklı problemleri de beraberinde getirebilmektedir. Çocukluk Çağı Obezitesinin oluşturabileceği komplikasyonlar da mevcuttur. Bu komplikasyonlardan biri kilo artışının önüne geçilememesidir. Gerekli tedbirler zamanında alınmadığı takdirde kilo alışı ve yağ artışı durdurulamayabilir. Bunun sonucu olarak da artan kilonun etkilediği iç organlarda çeşitli fonksiyon düzensizlikleri ve fonksiyon kayıpları görülebilir.

Doktor ve diyetisyen randevusu öncesi çocuğun beslenme alışkanlıklarının aileler tarafından net bir şekilde belirlenerek çocuğun davranışlarının da dikkatli bir şekilde izlenmesi gerekmektedir. Elde edilen bilgilerin de görüşme sırasında doktorla ve diyetisyenle paylaşılması gerekmektedir.

Çocukluk Çağı Obezitesinin teşhisi için bazı ölçümler gerçekleştirilir. Bu ölçümlerden biri vücuttaki yağ oranının hesaplanmasıdır. Vücuttaki yağ miktarı doğrudan ve dolaylı olarak ölçülür. Kol yağ alanının hesaplanması ve ideal ağırlığın bulunması ile teşhis süreci devam ettirilir. Ağırlık ve beden ölçülerinin de alınmasıyla Çocukluk Çağı Obezitesi tanısı konur.

Çocukluk Çağı Obezitesinin çeşitli tedavi yöntemleri bulunmaktadır. Bu yöntemler beslenme tedavisi, davranış tedavisi, fiziksel aktivite, ilaç tedavisi ve cerrahi tedavi olarak ifade edilebilir. Çocukluk Çağı Obezitenin ciddi seviyelere ulaştığı durumlar dışında cerrahi tedavi tercih edilmemektedir. Genel olarak ise fiziksel aktivite, beslenme tedavisi ve kısmen de ilaç tedavisi yöntemlerine başvurulmaktadır. Çocuğun hareketli bir yaşam tarzı benimsemesini sağlamak için çeşitli fiziksel aktiviteler verilir ve sağlıklı bir beslenme tarzı önerilerek çeşitli diyetler uygulanır.

Çocukluk Çağı Obezitesinin önlenmesi için özellikle dikkat edilmesi gerekenler sağlıklı ve düzenli bir beslenme tarzının benimsenmesidir. Ayrıca çocuğun fiziksel olarak hareketli ve sağlıklı bir yaşam sürmesine dikkat edilmeli ve çocuk çeşitli spor faaliyetlerine teşvik edilmelidir.

Obezite

Türkiye ve dünyada en yaygın hastalıklar arasında gelen obezite, bedenin yağ kütlesinin artması sonucu vucut ağırlığının boy uzunluğuna göre olması gereken değerin üzerine çıkmasıdır. Bu değer ‘’Vücut Kitle İndeksi (VKİ)’’ olarak tanımlanmaktadır. Yağ dokularındaki ideal değer erkeklerde 15-18, kadınlarda ise 20-25 olmalıdır. Bu değerlerin erkeklerde yüzde 25, kadınlarda ise yüzde 30’un üzerine çıkmasıyla obezite ortaya çıkmaktadır.  Obezite pek çok hastalığı beraberinde getiren ve mutlaka tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır.

Kişinin ideal kilo değerinin açık şekilde artması ve vücuttaki yağ oranının kadınlarda %30, erkeklerde %25 ve üzerinde olması obezitenin en açık belirtileri arasında gelmektedir. Sürekli yemek yeme eğilimi, gece atıştırmaklıkları da obezitenin belirtileri arasında gelmektedir. Pek çok sebep kişinin obez olmasına neden olmaktadır.

Bazen tek sebep obeziteye yol açarken bazen birkaç faktör birleşerek beraberinde obeziteyi getirmektedir. Metabolizma bozuklukları, genetik yapı, gelişim problemleri, yeme alışkanlıkları, yeme bozuklukları, hareketsiz yaşam, stres, psikolojik sebepler,  aile ve sosyal yaşam gibi pek çok faktör obeziteye yol açmaktadır.

Obezitede yeme alışkanlıkları, yeme bozuklukları ve hareketsiz yaşam en büyük risk faktörleri arasında gelmektedir. Bunun yanında yaş, kadın cinsiyeti, ırk, eğitim düzeyi, evlilik, doğum sayısı, sigarayı bırakma, alkol, psikolojik bozukluklar, metabolik ve hormonal bozukluklar diğer risk faktörleri arasında gelmektedir.

Obezite pek çok komplikasyonu ve hastalığı da beraberinde getiren bir hastalıktır. Başta diyabet (şeker hastaşığı), tansiyon, kalp ve damar hastalıkları olmak üzere uyku apnesi, kolesterol, cinsel problemler, kısırlık, safra kesesi hastalıkları, bazı kanser türleri (meme, yumurtalık, kolon, prostat...), felç, astım, aşırı kıllanma, prikolojik problemler, toplumsal sorunlar ve daha pek çok rahatsızlığa sebep olmaktadır.

Öncelikle kişinin tedaviye hazır şekilde ve doktorun vereceği her türlü tedaviye hazırlıklı şekilde gitmesi gereklidir. Çaba ve istek burada çok önemlidir. Doktor randevusunda doktora tüm şikayetler doğru şekilde aktarılmalıdır.

Obezite tanısının konulmasında Vücut Kitle İndeksi (VKİ) önemli bir ölçüttür. Vücut ağırlığının boy uzunluğun karesine bölünmesiyle ölçülen VKİ’de Kadınlardaki değer %30 erkeklerdeki değer %25’in üzerindeyse obezite tanısı konulur.

Obezitenin tedavisinde oldukça fazla tedavi yöntemi yer almaktadır. Diyet, fiziksel aktivite, davranış tedavisi, ilaç tedavisi, kombine tedavi ve cerrahi tedavi gibi tedavi yöntemleri uygulanmaktadır. Obezite hastaları genellikle hızlı ve kolay zayıflamayı isterler. Ancak bu sanıldığı kadar kolay değildir. Bu yüzden tedavi başında hastayla birlikte gerçekçi hedefler belirlenmelidir. Diyet tedavisi kişiye özel hazırlanmaktadır. Yapılacak olan diyet kas ve organlarda hücre kaybı olmadan yağ depolarının azalmasına yönelik hazırlanmaktadır. Yapılan fiziksel aktiviteler diyetle birlikte oldukça etkili olacaktır. Egzersiz öncesinde mutlaka kalp ve solunum kontrolleri yapılmalıdır. Sonrasında haftada 3-5 gün orta dereceli egzersizle haftada 2 bin kalori harcanması ideal olacaktır. Davranış tedavisinde kişinin kendi kendini gözlemlemesi, sosyal destek gibi motive edici davranışlar geliştirilir. İlaç tedavisi genellikle diğer tedavi yöntemleri etkili olmadığında kullanılmaktadır.Kullanılan ilaçlar  sağlık açısından güvenilirliği kanıtlanmış ilaçlardır. Ancak yine de uzun süreli kullanımı önerilmemektedir. Cerrahi tedavide ise bypass, gastroplasti, gastrik bantlama, gastrik balon gibi operasyonlarla da etkili sonuçlar alınmaktadır.

Obezite hastalarının tedaviyle birlikte hayatlarında birtakım köklü değişikliklere gitmeleri gerekir. Öncelikle beslenme şekli değişmeli ve sağlıklı beslenmeye yönelmeliler. Bunun yanında fiziksel aktivitelere düzenli olarak vakit ayırmaları gerekmektedir. Kendilerini sürekli motive etmeleri ve hedeflenen değerlere ulaşmada psikolojik olarak kendilerini hazırlamaları gerekir. Obezitede aile ve yakın çevrenin desteği de çok önemlidir. Bu yüzden aileniz ve yakın çevrenizden destek isteyebilirsiniz.

İlgili Uzmanlarımız



İlgili Uzmanlarımız
Dr.Gökhan GÜNAY
(Aile Hekimi)

Dr.Fikret DEMİR
(Aile Hekimi)

Dr.Mustafa KORKUT
(Pratisyen Hekim)

Uzm.Dr.Mustafa AYDOĞDU
(İç Hastalıkları Uzmanı)

Uzm.Dr.Hikmet ŞENDAĞ
(İç Hastalıkları Uzmanı)

Prof. Dr. Reha ERKOÇ
(Profesör Doktor)

Ayşe Betül MUTLU
(Beslenme Ve Diyet Uzmanı,Diyetisyen)

SAĞLIĞINIZI YAKINDAN TAKİP EDİN!